Wednesday, February 06, 2008
başka bir günlük

artık günlük yazmaktan çok uzağım. en son üniversiteye başladığımda kendimi günlük yazmama konusunda ikna etmiştim, kitabımda da az yer kalmıştı zaten... ve ondan beridir çok az yazıyorum. mesela ilk defa bu yıl yılbaşında kendimi değerlendirdiğim bir yazı yazmadım, ve o yıl için planlarımı...her yıl yapardım hoş olurdu.bu yıl yapmadım, içimden geçse bile. ben şunu anladım günlükten vazgeçemiyorum,yazmadım ama eksikliğini nedense hep yaşadım...ara sıra patlamalar da oldu tabi, sonuncusuysa dündü. bu patlamaları sevmiyorum çünkü benim yazma sebebim iki türdendir, bir tanesi kendimi deşarj etmek, bir diğeri de içime sindiremediğim sığdıramadığım şeyleri dışa vurmak.işte dışa vuramadığım şeyleri yazarken bana haller oluyor. dün olduğu gibi...ağlayarak yazarım ve 2 saat sonunda gözlerim şişer.neyse ki bu anlık rahatlama verir. bu konuyu geçiyorum. kurt vonnegut okuyorum. temel tasarım öğretmenim oruç hoca verdi. neden bu hoca neden bu kitabı özellikle tavsiye etmedi de zorunlu kıldı düşüncesi kafamı kurcalayıp kitaba önyargıyla bakmama sebep oldu. kurt vonnegut'un nasıl bir adam olduğunu açıkçası bilmiyorum ama kendini sanatçıyım diye tanıtınca benim kafamdaki düşünceler aydınlandı...ben sanatçı insanları bazen sevmem. arkadaşlarım havalandığı zaman ya da bunun gibi durumlarda artiss diye de laf atarım. artist işte... bu artistlerin işi gücü yoktur tasarım yaparlar; iyi hoş güzel mükemmel,yanı sıra sanki dünyanın derdi onlarınmış gibidavranırlar. örneğin artisin teki hiç açlık yaşamamışsa,lüks bir dairede kalıyorsa lüks yaşam koşulları içinde yaşıyosa sonra da eşitlikçi bir söylemle toplumun önüne çıkıyosa bu bana terstir.çok ateşli birer eşitlikçi gibi davranırken toplum eşitsizliğinde pastadan hem büyük payı yeyip hem de sanki hiç o paydan yememiş gibi küçük paydan yiyenleri savunmak da nedir? ne tezattır?tıpkı converse giyip kominist parti eylemlerinde slogan atan türk gençliği gibi! tezattır yani. açamıyorum.. tabi ki sanatçılar doğru yolu bilmeli göstermeli ama tutarlı da olsalar daha tatmin edici olur. bu yüzden hocaya kitabı beğenmediğimi çünkü tarzım olmadığını yazdım. halbuki çok güzel yerleri de vardı. özellikle savaşlailgili kısımları. hemen söylemek istiyorum çok sevgili bush,özgürlük elden gidebilir korkusu ile ıraktaa nükleer bomba var şüphesi ile sadece şüpheyle yola çıkarak bir ülkeyi, kütüphanesini, çocuğunu genç nesilini herkesi mahvetti. buna yanıtı şuydu. öyleyse sokaktaki bir insanın size ateş etmesinden korktuğunuz anda siz ondan önce ona ateş ederek yok edin gitsin, gibi bir cümleydi tabi ki ben bu kadar berbatlaştırdım ama sanıyorum gayet anlaşılır. ne embesil ne moron bir zihniyet!!!! ki bu zihniyet bizimkilerde de var, örneğin başörtülülere üniversiteye girişte özgürlük getirilirse ya bizim başörtü takmama özgürlüğümüz engellenirse korkusuyla dün,ondan önceki gün hatta bugün çok sevgili küçük insanlarımız eylemler yaptılar:) ben buna ancak gülüyorum.ama içim de acımıyor değil. ne trajikomik!!!bugün hatta bu aralar çok canımı sıkan birçok olaylar oluyor...ama her defasında hayat güzel deyip geçmek istiyorum, zira hayat cidden güzel ve ben kafamdakileri anlamlandırmaya çalışıp anlamlandıramadığımda çıldıracakmış gibi oluyorum oyüzden geçiştirmem lazım,umarım bu geçiştirme safamda diğer insanlar anlamsız şeylerden vazgeçerler de benim çıldırmama gerek kalmaz.... bunun yanısıra hayatta güzel şeyler de var.ümit gibi mesela. ben kendimden ümitliyim ve birço k arkadaşımdan ümitliyim. okuduğum bölümden ümitliyim ve bana kazandıracağı şeylerden dolayı çok mutluyum.şehir bölge planlaması benim okuduğum okuyabileceğim en iyi en benim için olan bölümdü sanıyorum. bunu tercihlerimden önce bilemezdim ama Allah biliyordu ve bazı şeyleri O na bırakmanın ne kadar doğru olduğunu görüyor ve şükrediyorum. bölümüm cidden güzel bir bölüm ve sayısalın en sözel bölümü hep tekrar ettiğim bir sözdür!hayata daha da duyarlı bakıyorsam,kendimi topluma karşı daha da sorumlu hissediyorsam,bunda okuduğum bölümün büyük bir etkisi vardır.şimdi saat 3 ve benim 6 buçukta kalkmam gerekecek,yarınki derse yetişmem için. kendime söz verdim çalışkan öğrenci olacağım.bu yüzden yatmam gerek. bu yazı da böyle yarım olduama devam ederim. zaten pek okuyan bir kitlem de yok:)kendim bile sonradan ne yazdığımı okumuyorum:)neyse işte bu yüzden uyuyorum,ve tüm insanlara iyi uykular diliyorum,umarım yarın uyandıklarında sadece günlük uykularından değil, bilgisizlik uykularından da uyanmış olurlar,çünkü dünyada bilmediğimiz dolaplar dönüyor ve her bir şeyi öğrendiğmizde yaşamka önce ağır gelse de sonra sonra düzeltme umudu artıyor,tabi ki tek kişinin uyanmalarıyla değil,toplu bir uyanışla. yarın gün aydın demek dileğiyle

Posted at 2:07 am by milenajesenska

 

Leave a Comment:

Name


Homepage (optional)


Comments




Previous Entry Home Next Entry



milenajesenska
July 8th
Female
istanbul
   

<< February 2008 >>
Sun Mon Tue Wed Thu Fri Sat
 01 02
03 04 05 06 07 08 09
10 11 12 13 14 15 16
17 18 19 20 21 22 23
24 25 26 27 28 29


If you want to be updated on this weblog Enter your email here:



rss feed